Yazdır  
BAŞAKŞEHİR DE MHP ŞAHA KALKTI
MHP Başakşehir, yenilenen yüzü, gençleşen kadrosu ve etkin çalışma performansı ile iddiasını büyütüyor.


Dinamik ekibin ördüğü sıcak iletişim ağı, Başakşehir’de güçlü bir MHP tablosunun varlığına vurgu yapıyor.
MHP’nin değerli yöneticileri ZerParola Gazetesi çalışma ofisini ziyaret etti.
Yeşilköy’de bulunan ajans yerleşkemize konuk olan saygıdeğer misafirlerimiz, Başakşehir siyaseti ve ülke gündemi hakkında önemli görüşler sergiledi.
MHP Başakşehir İlçe Başkanı Fatih Keleşoğlu, MHP Başakşehir Teşkilat Başkanı Halil İbrahim Cambaz ve MHP Başakşehir İlçe Sekreteri Servet Ayhan güzel ve samimi sohbete nitelikli mesajlar ekledi.
Öne çıkan başlıklar şöyleydi;
 
TEMİZ SİYASET
MHP, geçmişinde şaibe barındırmayan tek siyasi partidir. Tarihimizde yolsuzluk, usulsüzlük, suistimal, devlet malına ihanet gibi kavramlar yer almaz. Milliyetçi Hareket Partisi, 100.yılını kutladığımız Başbuğ Alparslan Türkeş’in çizdiği doktrin ve siyasi ahlak temelinde, özüne, değerlerine ve milletine sevdalı bir siyasi gelenektir. Son zamanlarda kamuoyunda maalesef yanlış anlaşılan bir konuya burada açıklık getirmemiz lazım.
Biz, ülkemizin güvenliği ve devletimizin terörle mücadeledeki kararlılığı noktasında Ak Parti’nin yapmış olduğu uygulamalara destek veriyoruz. Çünkü, içeriden ve dışarıdan gelebilecek tehlikeleri biliyor, teröre bağlı kaos ve yıkıcı tahribatların insanlarımıza üzüntü yaşatmaması adına hassasiyetimizi koruyoruz. Ak Parti’nin yandaşı gibi görünmek ya da böyle bir misyonu kabul etmek gibi bir derdimiz olamaz. İlkelerimiz, prensiplerimiz açık ve nettir. Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde sayın Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday gösterdik. CHP’de çatı aday düşüncesiyle sayın İhsanoğlu’nu destekledi. O dönem CHP, MHP’nin uydusu, yandaşı, ya da paydaşı mı oldu? Hayır. Bu tür yorum ve yaklaşımlar, siyasi süreci iyi göremeyenlerin kurguladığı, öngörüsü zayıf, mayası haksız yakıştırmalardır.

  

GENÇ KADRO
Başakşehir Ülkü Ocakları eski başkanıyım. 2017 yılı Nisan ayında yapılan ilçe kongremiz sonucunda MHP Başakşehir İlçe Başkanlığı görevine layık bulundum. Parti büyüklerimin ve milliyetçi kadroların güvenine nail olabilmek adına vakit yitirmeksizin planlama yaptık. Geçmiş dönem raporlarını, seçim sonuçlarını, partimizin bulunduğu konumu değerlendirdik.  Genç arkadaşlarımızdan oluşan yeni ve üretken bir ekip hazırladık. Kadın kolları başkanımızı seçtik. Çok daha titiz hareket ederek, çok daha fazla ayrıntıyı göz ederek, partimizi nasıl ileri taşıyabiliriz odağında çözümler geliştirdik. Sicili temiz, ülküsü temiz, karakteri temiz arkadaşlarımızın özveri ve fedakarlığıyla yüksek motivasyona sahip istekli bir teşkilat yapısıyla çalışmalarımıza start verdik. İlçemizde faaliyet veren sivil toplum kuruluşları, dernekler, bağımsız sivil platformlarla önemli toplantılar gerçekleştirdik. Bölgemizin yapısını daha iyi tanıyor ve sorunları yerinde irdeliyor hale geldik. İkitelli Organize Sanayi Bölgesi bünyesinde yer alan kooperatiflerin ve site yönetimlerinin bir bölümünü ziyaret ettik. Önümüzdeki günlerde kalan kısmıyla da diyalog kuracağız. Yerel medya temsilcileri ile tanışma toplantısı düzenledik. Ramazan ayında beş ayrı mahallede iftar programı idrak ettik. Vatandaşlarımızla yakınlaşma fırsatı edindik. Bazı derneklerin aşure organizasyonlarına, ulusal bayram kutlama programlarımıza ve resmi törenlere iştirak ettik. Parti temsiliyetimizi gösterdik. Çalışmalarımız soluksuz devam ediyor.
 
BİZ VARSAK YANLIŞA YER YOK
Referandum sürecinde partimizin belirlediği genel siyaset çizgisi doğrultusunda sahada yer aldık. Neden ‘’Evet’’ demeliyiz sorusunun cevaplarını yurttaşlarımıza izah etmeye çalıştık. Çok çeşitli toplum kesimleriyle bir araya geldik ve görüş alışverişlerinde bulunduk. MHP, Başakşehir’de daha kuvvetli şekilde var olduğu müddetçe siyasetin kalitesi artacak, yanlışa, hataya, kötü niyetli davranışlara yer olmayacaktır. Tüm gücümüz ve bilincimizle yanlışın üzerine gideriz. Halkın yararına olduğuna inandığımız her konuda belediye yönetimini, muhalefet partisini ve konuda sorumluluk alan tüm resmi birimleri gereğini yapmaya davet ederiz.
Kimse bulunduğu makam ve mevkiyi şahsi çıkarları için işgal edemez. Herkes, açık, dürüst ve şeffaf olmak zorundadır. Bugün, ülkemizin içinde bulunduğu atmosfer nedeniyle artık her şey çok daha kritik safhadadır
Biz siyasiler, toplumu temsil etmek adına mesuliyet almışsak, bu vazifeyi hakkıyla yerine getirmek durumundayız. Alparslan Türkeş’e, Emine Özmen annemize ve nice ülkücü şehitlerimize sözümüz olsun.
 
DİN SÖMÜRÜSÜ YAPILMAMALI
Hepimizin inancı, kutsalı, maneviyatı var. Fakat, sayısı giderek artan hocalardan, cemaatçi organizasyonlardan, hurafelerden feyz alan gerici odaklardan ötürü din kavramı sömürülmeye başlandı.
Türk’leri Araplaştırmaya gerek yok. Bu yöndeki çaba, ecdadımıza, Ata’larımıza, tarihsel dokumuza uygun değildir. Türkler biat etmez. Türk kültüründe biat diye bir felsefe yoktur. Din üzerinden biat konspetli bir davranış ekolü yaratmaya çalışmak, zorlama bir tutumdur. Laiklik ülkemiz için gereklidir. Kimse kimsenin inancını hor görmemelidir. Kısa bir dönem önce umreye gittim. Orada Arapların ibadet modellerini gördüm.
Kültürümüzle, dini bilgi birikimimizle hiç bağdaşmayan bir sürü hallere giriyorlar. Çoğu yanlış ve belki de ilkel. Bize göre en kaliteli Müslüman grup Türkler. En doğru, en yerinde ve kıvamında ibadeti biz yapıyoruz.
Türkiye’de yaygınlaşan hoca ağızlı din söylevlerine prim tanınmaması gerektiğine inanıyoruz. Toplumun kafasını karıştırmaya gerek yok.
Of’lu olduğum için bu konuya ışık tutacak kısa bir hikayeyi anlatmak zorundayım. Atatürk, zamanın din ulemalarını, din alimlerini, imamlarını, hocalarını makamına çağırıyor. Kapının eşiğine de Kuran-ı Kerim koyuyor.
Hocalar sırayla geliyor ve Atatürk’ün yanına ulaşmak için kapı aralığından geçerken, yerde duran Kuran’a dikkat etmeden, ayaklarını çarparak, ya da ezerek yürüyor. Atatürk tepki veriyor ve bu hocaların hiçbiri ile konuşmuyor. Ardından Of’lu Dursun Efendi Hoca geliyor. Durumu fark ediyor ve şöyle diyor; Ben Kuran-ı Kerim’i ezerek Atatürk’ün yanına çıkmam. Atatürk benim yanıma gelsin.’’
Atatürk gayet memnun halde Dursun Efendi Hoca’ya geliyor ve kendisine teşekkür ediyor. Buradan anlayacağımız şu; Hiçbir şey körü körüne yapılmamalı. Saygınlığı, anlamı, imanı olmalı.
 
BAŞAKŞEHİR’DE İDDİALIYIZ
2019 seçimlerinde iddialıyız. Sürpriz adaylarımız var. Siz bile şaşıracaksınız. Başakşehir’de kimliği kuvvetli bir meclis grubu oluşturuyoruz. Meclis üyelerimiz, halkta karşılığı olan ülküdaşlarımız arasından seçilecek.
Meclise mutlaka gireceğiz. Yerel seçimin en iddialı, en kilit partisi olacağız.
Başakşehir’deki ofisimizin yanı sıra Bahçeşehir, Güvercintepe ve Kayaşehir’de yeni irtibat noktaları oluşturacağız. Ofislerimiz düzenli faaliyet verecek.
Yakın bir zamanda çok geniş katılımlı bir toplantı yapmayı öngörüyoruz. Başakşehir’in yaşayan tüm değerlerini aynı çatı altında toplayacağız. Muhtarlar, stk’lar, dernekler, siyasi partiler iş dünyası temsilcileri, öğrenci, emekli, çalışan, yaşlılarımız, aileler, kısaca herkes olacak. MHP’nin hedeflerini ve samimiyetini anlatacağız. Seçim süreci şayet bir kutuplaşmaya doğru gider, yani Ak Parti-MHP-BBP bir yanda CHP-Hdp-İyi Parti-Saadet diğer yanda yer alırsa, mevcut konjonktürde üzerimize düşen görevi tam manasıyla yerine getireceğimizden kimsenin şüphesi olmasın.
2018 senesinin milletimize, insanımıza, vatanımıza huzur, bereket, mutluluk getirmesini diliyor, saygılar sunuyoruz.