Yazdır  
CİNSEL İSTİSMARA HAYIR
Kadın ve çocuğa yönelik cinsel istismar konusu, Beylikdüzü’nde tartışıldı.
Beylikdüzü Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü ile Kent Konseyi’nin ortaklaşa hazırladığı programda, “Çocuk ve Kadına Yönelik Cinsel İstismar” gündemi mercek altına alındı. Psikolog Ayfer Topuz Beyhan ve Avukat Mine Dağ’ın uzman bilgilerini aktardığı seminer, Gürpınar Zübeyde Ana Sosyal Yaşam Merkezi’nde yapıldı. “Cinsel istismar nedir, Nasıl anlaşılır, Nasıl müdahale edilir ve hukuki haklar nedir?” gibi sorular hakkında analizler saptandı.
 
TOPLUMSAL VİCDAN
Türkiye’de kronik sorun haline gelen çocuk istismarı ve küçük yaşta evlilik problemi seminerin ana damarını oluşturdu. Kadınların bilinçlendirilmesi, toplumsal vicdanın etkinleştirilmesi ve alınacak önlemlere yönelik fikirler sunuldu.

Seminer öncesinde bir konuşma gerçekleştiren Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Muazzez Akbaba, şöyle konuştu; ‘’Geçtiğimiz günlerde açılışı gerçekleşen Kadın Dayanışma Merkezi’nde tüm kadınlarımız deste alabilir. Nüfusun yüzde 50’sinin kadınlardan oluştuğu bir ilçede yaşıyoruz. Burada hepimiz kız kardeş sayılırız. Birbirimize destek olmak zorundayız. Bizler anneyiz ve istismara neden olan erkekleri de biz yetiştiriyoruz. Lütfen hem bilinçlenelim hem de mücadelemizi büyütelim.’’
 
ŞİDDET KABUL GÖREMEZ
Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Semra Atasoy ise şiddet ve saldırı psikolojisinin temeline değindi; “Kadınların çoğu şiddet ve istismarı dayak ve tecavüz olarak algılıyor. Fakat, şiddet kavramının psikolojik bir tarafı da var. Bu konuda istismarı iyi anlamalı ve haklarınızı öğrenmelisiniz. Sorunun üstesinden nasıl gelebileceğinizi düşünmelisiniz. Risk daha da büyümeden, dayanışma imkanlarından destek alabilmelisiniz.”
 
AHLAKİ EĞİTİM ÖNCELİĞİMİZ
Psikolog Ayfer Topuz Beyhan, aile içi eğitim, etik değerler ve ahlaki kriterler hakkında bilgiler verdi; ‘’Aile içinde çocuğa uygulanacak eğitim düzeni 3-6 yaşlar arasında başlamalı. Mahremiyet eğitimi öne çıkarılmalı. Çocuk bu dönemlerde cinselliği merak etmeli ki, ilerleyen yaşların ilgisi salt cinselliğe değil, eğitim, hobi, sanat gibi alanlara yönelsin. 3-6 yaş arasındaki çocuğunuzun bu cinsel içerikli soruları gayet doğaldır. Yaşına göre anlaşılabilir, somut bir dille açıklamanızı yapın. Özel bölgelerini koruması gerektiğini anlatın. Örnek alacağı şekilde tavır alın ve bu kuralı ev içerisinde de uygulayın. Çünkü, evde mahremiyete dikkat edilmez ise çocuk sokakta sınırlar koyamaz. Mahremiyet dünyası zedelenir ve etkilenir. Çocuğu yabancılarla korkutmak en tehlikeli yöntemlerden birisidir. Farklı psikolojik sorunlara sebep olabilir. Çocuğunuzun yetişkin cinselliğini bir yabancı ile yaşayacağını unutmayın. Oldukça hassas olan bu konuda en iyi dili kullanmak adına özenli davranın.’’
 
18 YAŞ ALTI ÇOCUK SAYILIR
Avukat Mine Dağ, istismar ve şiddetin hukuki boyutunu irdeledi. Kadınların ve çocukların hakları konusunda hukuki kapsamın ve uygulamada nelerle karşılaşılabileceğinin altını çizdi. Kanun nezdinde 18 yaşına kadar olan her ferdin çocuk kabul edildiğini ifade eden Dağ, 18 yaş altındaki çocuklar için, rızası ile evlendi, ya da isteyerek cinsel ilişkiye girdi gibi savunuların kabul edilemeyeceğini belirtti.  Cinsel istismar kavramının tecavüz kelimesi hafifletilmesini de eleştiren Mine Dağ, küçük yaşta çocukla girilen her ilişkinin suç olduğunu yineledi.  
 
12 YAŞ TRAVMASI
Katılımcılar tarafından büyük ilgiyle takip edilen konuşmasında çok önemli hususlara vurgu yapan avukat Mine Dağ şöyle devam etti; ‘’TCK’nın 103. maddesi tecavüzü düzenleyen maddedir. Bu madde üzerinde değişiklikler planlanıyor.15 yaşını doldurmamış çocuğa karşı yapılan cinsel istismarın yaş sınırı 12 yaş eşiğine çekilmek isteniyor. Bizler böyle bir yaş ayrımının olmasına bile karşıyken, bunun 12 yaşına geriletilmesi demek, özellikle kırsal bölgelerde çok fazla çocuğun istismara uğraması demektir. Sizden rica ediyorum bu maddeye karşı okuduğunuz duyduğunuz her şeyi inceleyin anlayın. Dayatılmak istenen çağ dışı zihniyete karşı hep beraber itiraz koymak zorundayız.’’
 
ÇOCUK EVLİLİKLER UTANCIMIZDIR
Yapılan araştırmalara göre, Türkiye’de 3 kadından 1’i küçük yaşta evlilik yapıyor.
Kız çocuklarının yaşam kalitesinde 55’inci sıradayız. Bu konudaki cezai yaptırımlar ise maalesef çok yetersiz. Çocuk yaşta evlilik bir yükten kurtulmak değildir. İleride sorunlu bireyler yaratır. Çocuk yaştakilere imam nikahı kıyan imamlara ağır cezalar verilmelidir. Cezanın caydırıcılığı ilkesi bu noktada çalışır. Sağlıklı toplum yapısı, sağlıklı aile çatılarından ve normal düzeydeki evlilik kurumlarından destek alır. Çocuk evlilikler utancımızdır.