Yazdır  
İBB ALTINŞEHİR HİZMET KERVANI
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 150 günde 150 proje ilerleyişi kapsamında Altınşehir Yaşam Merkezi'ni hizmete açtı. Programa katılım yoğun, coşku fazlaydı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ‘150 Günde 150 Proje’ maratonuna Altınşehir de katıldı.
Yapımı tamamlanan ‘Altınşehir Yaşam Merkezi’ 07 Aralık Çarşamba günü hizmete açıldı.
Halkın yoğun ilgisi, mahalle sakinlerinin sıcak sevgisi programa güç kattı.
FAYDALI İŞLER ÜRETİYORUZ
Açılışta konuşan İmamoğlu, önemli noktalara vurgu yaptı;
“Bu şehrin vicdanı ve adalet duygusunun oluşması adına ne uygun ise onu yapmaya kararlı bir yönetimiz.
Doğru işi yaptığınızda, insanlara faydalı, insanlığa, doğaya faydalı iş yaptığınızda sizin bütçenize de bereket gelir.
Ben, bütçemizin çok bereketli bir bütçe olduğuna inanıyorum.
Tabiri caizse; o bütçenin bereketi, o manevi gücü, iş yapma becerimizi de büyütüyor.
Daha fazla icraat yapıyoruz, daha fazla çözüm üretiyoruz.”
KARANLIK DEVİR GERİDE KALDI
Altınşehir halkının hizmetine sunduğumuz projede, Bölgesel İstihdam Ofisi var.
Sabahattin Ali’nin adını taşıyan yeni nesil kütüphanemiz çok değerli.
Psikolojik Danışmanlık Merkezi ve Yuvamız İstanbul Kreşi burada.
Bu güzide günde bizleri yalnız bırakmayan Türk edebiyatının simge isimlerinden Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali ile torunu İdil Laslo’ya teşekkür ediyorum.
Karanlık devri yavaş yavaş geride bırakıyoruz.
KENTE YANLIŞ YAPILDI
İstanbul’umuzun her ne kadar taşı toprağı altın desek de bu yanlış yorumlandı.
Taşını, toprağını birbirine karıştırdık.
Altını üstüne getirdik.
İstanbul’umuzun bu anlamda, hızlı ve yanlış, hatta dengesiz büyüdüğünü hepimiz kabul ediyoruz.
Ne yazık ki, uzun dönemler yöneten insanlar, bu yanlış büyümeyi, ‘İhanet ettik’ diyerek tescilliyorlar.
Ama artık bu olumsuzlukları geride bırakmamız lazım.
Hep birlikte çok anlamlı, mantıklı, akılla, bilimle, teknikle, dünyanın en iyi örneklerini bu şehre taşıyarak, bu şehrin güvencesi olma mecburiyetimiz var.
Çünkü; bu şehrin, aynı zamanda fırsatlarıyla, imkanlarıyla muhteşem bir kaynağa sahip olduğunu hepimiz biliyoruz.
Sadece ve sadece bir akışı değiştirmemiz lazım. O birikimlerin sadece bir avuç insana değil, memleketin tamamına akmasını sağlayacak, güvenceli bir ortam ve sistemi var etmemiz gerekiyor.
BİLGİYE ERİŞİM HAKTIR
Bir avuç insanın yararına değil, milletin yararına işler üretmek şart.
Altınşehir Mahallesi’nin imkansızlıklarını, sıkıntılarını iyi bilen birisi olarak söylüyorum. Bu açılan arayı, mesafeyi kapatmak gerekiyor.
Örneğin, buradaki çocukların kitaba erişimini, bilgiye erişimini, sağlığa erişimini sağlamayı, o eşitlik sürecini ortaya koyabilmeyi, kaynak olarak yöneticilerin kendi vücutlarında bir vicdan gözü olarak tanımlıyorum.
Eğer vicdan gözünüz kapalıysa, bu ihtiyaçları görmeniz ve düzenlemeniz mümkün olmuyor. Okul öncesi eğitim alan çocuklarımızın maruz kaldığı eşitsizliği görmüyorsanız, işte sizin vicdan gözünüz kapalı demektir.
KREŞLER YAYGINLAŞACAK
İBB’yi devraldığımızda, 90 bine yakın çalışanı bulunan kurumun tek bir kreşi bile yoktu.
Bu koca mekanizmanın tek bir kreşinin olmamasını, hiç kimseye izah edemezsiniz.
O bakımdan biz, ‘150 Mahallede 150 Kreş’ diyerek yola çıkmış bir ekibiz.
Samimi adımlarla da doğru hedefe yürüyoruz. Gençlerin çaresizliğini görmemek ve toplumun yaşadığı yoksulluk üzerinden, özellikle gençlerimizin, kadınlarımızın iş imkanlarına dönük süreçlerde kamu eliyle onların korunduğu, bir kısım pozitif ayrımcılıklarla buluşabildiği ortamları sağlamamak, işte vicdan gözünün kapalı olmasına işarettir. Bölgesel İstihdam Ofisleri, daha önceden sıfır olan ve yeni dönemde yaklaşık 3 bin öğrenciyi barındıran İBB Öğrenci Yurtları bu kapsamda yaptığımız çalışmalar.
BÜTÇEMİZ BEREKETLİ
75 bin gencimize burs veren bir belediye olmak, çocuklara süt dağıtmak, çiftçileri görmezden gelen bir yönetim yerine, çiftçilerimizin kuzularına besi ya da yem sağlamak, tohum dağıtmak, fide paylaşmak keyifle devam ettiğimiz projeler.
On milyonlarca liralık yatırımı çiftçiyle buluşturmak, Kent Lokantalarıyla insanlarımızın, öğrencilerimizin, yoksul vatandaşlarımızın sağlıklı beslenmelerine katkı sunacak alanları açmak samimiyet gerektiriyor. Küçük çocuğu olan annelerin bu şehirde özgürce dolaşabilmelerini düşünecek kadar kalp gözü açık bir yönetim olabilmeyi başarmak, vatandaşı hissetmek kavramından geçiyor.
ÇALIŞMAK GÜZELDİR
Her alanda var gücümüzle çalışıyoruz. İstanbul'un çocuğu, genci; hiçbir ayrım yapmaksızın çalışıyoruz.
Bu şehrin vicdanı, bu şehrin adalet duygusunun oluşması adına ne uygun ise, onu yapmaya kararlı bir yönetimiz.
O yapıldığı zaman, insanlarımızın ihtiyacı karşılandığı an, doğru işi yaptığınızda, insanlara faydalı insanlığa, doğaya faydalı iş yaptığınızda, sizin bütçenize de bereket gelir. Ben, bütçemizin çok bereketli bir bütçe olduğuna inanıyorum.
Tabiri caizse; o bütçenin bereketi, o manevi gücü, iş yapma becerimizi de büyütüyor.
Daha fazla icraat yapıyoruz, daha fazla çözüm üretiyoruz.
SABAHATTİN ALİ SAYGIMIZDA
Yaşam Merkezi bünyesindeki kütüphanemize Türk edebiyatının öncü isimlerinden Sabahattin Ali’nin adının verilmesi çok önemli. Kendisini saygıyla anıyorum.
100’üncü yılına doğru gün saydığımız, hatta geri sayımı hızlanan böyle bir dönemde, Cumhuriyet’imize yakışmak zorundayız.
Burada ortaya koyduğumuz anlayış duygularımızla ve sorumluluğumuzla bağdaşıyor.
GÜZEL GÜNLER ÇOK YAKIN
Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları tarafından kurulan Cumhuriyet’e hepimizin borcu var. Birbirimizi anlayarak, severek, dayanışma içerisinde olarak ve çok çalışarak, temiz işler, ahlaklı işler yaparak, bu millete, bu devlete ve bu topraklara hep birlikte borcumuzu ödeyeceğiz.
Yeni yılı bu duygularla karşılayacağız.
O başarıyı ortaya koyacak anlayışın hepimizde var olduğunu unutmayın.
Açığa çıkartalım, cesaretle yol alalım.
Bu duygularla hareket ettiğimizde, gerçekten güzel günler çok yakın ve hep birlikte başaracağız."