Yazdır  
KABAN BİN PİŞMAN
Bahçeşehir'i yarı açık cezaevine çevirecek villadan yüksek katlı bloklara geçiş projesine karşı halk hareketi yükseliyor.
Olayın büyük imzacısı Mehmet Kaban bin pişman.
Bahçeşehir Şelale Villaları 251 Ada 1 Parsel’de bulunan 14 malikanelik sitenin yönetim kurulu başkanı Mehmet Kaban, zor, stresli, zahmetli günler yaşıyor.
Bir yandan Aşçıoğlu firmasına karşı yerine getirilemeyen sözleşme mesuliyetleri, öte yandan yüklenici firmaya tazminat ödeme riski, diğer taraftan komşulara verilen söz ve taahhütlerin gerçekleşmeme krizi, panik, kaygı, endişe ve buhrana temel yaratıyor.
Rant sevdasıyla yanıp tutuşan yürekler, çıkmaz yollarda daralıyor.
Her gün değişen olasılıklar, bitmez tükenmez itirazlar, mahkeme dosyalarına yansımış davalar, 70 yaşını aşmış bünyelere ağır geliyor.
Güzelim villalara çürük raporu çıkarma derdine düşenlerin içine saplandıkları berbat durum, ne şöhrete, ne şana, ne de mazideki fotoğraflara yakışmıyor.
Halkın kesinlikle istemediği bir projeye sıkı sıkıya sarılmak, illaki yapılacak diye baş koymak, seri yenilgilere zemin oluşturuyor.
Zaman adalete işliyor, sorular doğru cevaba yaklaşıyor.
KOMŞU DAYANIŞMASI
251 Ada 1 Parsel’deki ucube kentsel dönüşüm macerasına karşı kurulan Bahçeşehir Komşu İnisiyatifi, Ekim 2022’den beri organize durumda. Mehmet Kaban, farkında olmadan insanları yan yana getirdi. Yıllardır kendi halinde yaşam sürdüren komşular, haklarını koruma duygusuyla fikirler geliştirdi, irade belirledi.
Sermayenin her hamlesi cepheyi daha da güçlendirdi.
Bir grup insanın yükselttiği meşale, şimdi çok iyi yerlerde.
Desteğin artması, motivasyonun çoğalması, birlikte hareket etme becerisinin beklenenden hızlı olgunlaşması, çoban ateşinin görünür kılındığının ifadesi.
Komşu İnisiyatifi;
Bahçeşehir’in kuruluş yıllarındaki kent yönetim planlarından emsal değerlerine, imar hareketlerinden plan değişikliklerine, mikro siyasetten makro siyasete kadar hemen her alanda faaliyet örgütledi.
Dayatılan senaryolar ifşa edildi.
Haksızlığı püskürtme ve işgali geriletme kararlılığı, emeğin ışığıyla bütünleşti.
Kaban, sert kayaya çarptı.
‘’Evlerimiz güvensiz, depremden korkuyoruz’’ kolaycılığıyla durumu meşrulaştırmaya çalıştıkça, amiral gemisi daha çok battı.
Ne sözüne, ne özüne güven kalmadı.
‘’Leed sertifikalı proje.
Bahçeşehir’e yakışacak tasarım.
Makul katlı, cazip fiyatlı binalar’’ sözleriyle güzellediği konsept,
maket projeden öte anlam taşımadı.
İnsan, daha fazla para kazanmak uğruna kendisini nasıl böyle bir cendereye mahkum eder, nasıl itibarını zedeler, nasıl saygınlığı yıkıp geçer, kimsenin aklı almadı.
OYUNUN KURALI
Sayın Kaban, sadece komşularına mahcup değil elbette.
Bahçeşehir sivil yapılarının tamamı karşısında.
Akp ve Mhp dışındaki tüm siyasi partiler kent imha projesinin itiraz kanadında.
Mehmet bey, bir dönem başkanlığını yaptığı Bahçeşehirliler Derneği’nden ihraç edildi.
İletişim gruplarından adı silindi.
Yaptıkları, yol açtıkları, mensubu olduğu Cumhuriyet Halk Partisi’nin yetkili birimlerine ve parti organlarına şikayet edildi.
Bu anlaşılmaz, mantığı zedeleyen, zehirli projeden vazgeçmezse, CHP’den de dışlanması an meselesi.
Oyunun kuralı bu şekilde.
Bu gün can yakanların, can sıkanların, yarın canının acıması ihtimaller dahilinde.
OLMASAYDI SONUMUZ BÖYLE
İnadımızı ilan edelim, yazımızı bitirelim.
251 Ada 1 Parsel’deki villalar Nurol İnşaat imzalı.
İmalatta, en iyi beton, en iyi demir, en iyi malzeme, en lüks unsurlar kullanıldı.
Detayların kalitesi, konforun her hecesi, 10 bin metrekarelik alanı cennet bahçesi yaptı.
Bahçeşehir Belediyesi, söz konusu üretimlerle Habitat Ödülü aldı.
Dünya Bankası dahil bir çok uluslararası kurum, projeyi ‘’örnek eser’’ olarak tanımladı.
Hibe krediler sağlandı.
14 villa içinde biri oğlunun, biri kızının üzerine kayıtlı iki mülkiyeti olan Mehmet Kaban, ‘’Bahçeşehir’de ne benim, ne eşimin bir karış tapulu malımız yok.’’ dediği gün, sonun başlangıcını hazırladı.
Finansal değeriyle, portföy büyüklüğüyle Türkiye’nin ilk 500, sektörün ilk 10 firması arasına girme potansiyeline aday firmanın patronu, ajitasyon denemeleriyle defo, gerçekleri yorma niyetiyle infial yarattı.
Hassasiyetleri ıskaladı, paraya ölçüsüzce sevdalandı.
Sivil iradeyi alaya, kitlesel direnişi hafife aldı.
Görünen o ki;
15 Mayıs sabahı, sistemin ana çarkları kuvvetle muhtemel değişecek.
Cumhurbaşkanlığı makamında devir teslim gerçekleşecek.
TBMM vekil aritmetiği güncellenecek.
21 yıldır iktidarda olanlar, muhalefet pozisyonuna düşecek.
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı kariyer koltuklarında farklı partilerin farklı isimleri, taze bürokratlar görev üstlenecek.
Geçmişin hesabı sorulacak, yanlışlar düzeltilecek.
Mehmet Kaban ve saz arkadaşları başka bir Türkiye haliyle yüzleşecek.
Kimi ‘’Olmasaydı sonumuz böyle’’ diyecek, kimi tarihe not düşecek.
İyiler kazanacak, kötüler hep kaybedecek.
Saygılarımla
Hakan ZAT
Basın Emekçisi